24/11/2009 - нαуαℓ∂єη ''0'' αℓмαк؟
Hiç Hayallerinizden Sifir Aldiniz mi
? Biz almadik. Kimse hayallerimizi engelleyemedi. Ama her zaman durum
böyle olmuyor. Bu yasanmis hikayeyi okuyunca ne demek istedigimizi
anlayacaksiniz.
Bu öykü, çiftlikten çiftlige, yaristan yarisa kosarak atlari terbiye
etmeye çalisan gezgin bir at terbiyecisinin genç ogluna kadar uzanir.
Babasinin isi nedeniyle çocugun orta ögretimi kesintilere ugramisti.
Orta ikideyken, büyüdügü zaman ne olmak ve yapmak istedigi konusunda
bir kompozisyon yazmasini istedi hocasi... Çocuk bütün gece oturup
günün birinde at çiftligine sahip olmayi hedefledigini anlatan yedi
sayfalik bir kompozisyon yazdi. Hayalini en ince ayrintilariyla
anlatti. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftligin krokisini de çizdi.
Binalarin, ahirlarin ve kosu yollarinin yerlerini gösterdi. Krokiye,
200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrintili
planini da ekledi. Ertesi gün hocasina sundugu 7 sayfalik ödev, tam
kalbinin sesiydi… Iki gün sonra ödevi geri aldi. Kagidin üzerinde
kirmizi kalemle yazilmis kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör"
uyarisi vardi. "Neden "0" aldim?" diye merakla sordu hocasina, çocuk...
"Bu senin yasinda bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal"
dedi, hocasi... "Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynaginiz
yok. At çiftligi kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satin alman
lazim. Damizlik hayvanlar da
alman gerekiyor. "Bunu basarman imkansiz" ve ekledi:
"Eger ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden
yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm." Çocuk evine döndü
ve uzun uzun düsündü. Babasina danisti. "Oglum" dedi babasi "Bu konuda
kararini kendin vermelisin.
Bu senin hayatin için oldukça önemli bir seçim!." Çocuk bir hafta kadar
düsündükten sonra ödevini hiçbir degisiklik yapmadan geri götürdü
hocasina.. "Siz verdiginiz notu degistirmeyin" dedi.. "Ben de
hayallerimi..."
O orta iki ögrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000
metrekarelik evinde oturuyor. Yillar önce yazdigi ödev söminenin
üzerinde çerçevelenmis
olarak asili. Öykünün en can alici yani su: Ayni ögretmen,
geçen yaz 30 ögrencisini bu çiftlige kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten
ayrilirken eski ögrencisine "Bak" dedi, "Sana simdi söyleyebilirim. Ben
senin ögretmeninken,
hayal hirsiziydim. O yillarda ögrencilerimden pek çok hayal çaldim.
Allah' tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçiydin…"
İMZA:
------------------
"Ya çaresizsinizdir, Ya çare SİZ'sinizdir...
Ya ümitsizsinizdir, Ya ümit SİZ'sinizdir..." | Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı | 11/11/2009 - ѕιуαн вєуαz Çocuk babasının geçmişteki fotoğraflarının buluğunduğu bir albüm izliyomuş. çocuğun bir ara gözüne birşey çarpmış.bu şeyi babasına danışıyormuş.babasına demişki: -Baba eskiden herkes beşiktaşlımıydı? Baba:Ne münasebet olum hiç öyle şey olurmuydu? Çocukta hemen:Baba ozaman niye herşey siyah beyazmış.!!!:D:D:D
  | Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı | 11/11/2009 - кıѕα кıѕα кαя BİZİM ZAMANIMIZDA Yirmi bir pare top atıldığını duyan Temel bunun sebebini sormuş: Komşu devlet başkanı geldi de onun için,demişler. -Şu işe bak,demiş Temel.Bizim zamanımızda tek atışta vururlardı.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
TEMEL'İN CEBİ Otobüste Temel'in CEP'i çalar ve başlar konuşmaya. Yasak beyefendi diye ikaz ederler. O ise kibarca özür dileyerek devam eder: - Ula Dursun, otobüste konuşmak yasakmiş, ben konuşamayrum, sen konuş, seni dinleyrum".
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ESPRİ Doğu Karadenizlilere perşembe günü espiri yapılmaz. Neden? Çünkü, Cuma namazında gülmesinler diye! (Özellikle bu çok hoşuma gitti)
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
PİJAMA Temel Dursun'a misafirliğe gitmiş. Fakat bi zaman sonra bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış. Dursun - "Temel bu akşam gitme, çok yağmur yağıyor. Burda kal yarın gidersin.Yoksa çok ıslanırsın" demiş. Temel kabul etmiş. Bir ara Temel ortalıktan kaybolmuş. Sonra kapı çalmış. Kapıyı açan Dursun Temel'i sırılsıklam karşısında görünce şaşkın bi halde sormuş: - Ula Temel bu ne hal? Temel de - "Haçan pijamalarımı almağa cittum" demiş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
TEMEL MAKİNİST Her zaman ki olağan seferlerinden birini yaparken, az ileride rayların üzerinde oynayan bir çocuk dikkatini çekiyor. Başlıyor korna çalmaya. Acak nafile, çocuk tınmıyor bile. Çok yakında da bir pazar yeri, tıklım tıklım. 400 kişi alışveriş için pazaryerini doldurmuş. Temel düşünüyor, treni raydan çıkarsam 400 kişi ölecek. Çocuğa çarpsam bir tek çocuk ölecek. Yolculara danışmakta fayda var diyor kendince. Gidiyor vagonlara teker teker, yolculara durumu anlatıyor. Tüm yolcular görüş birliği içinde çocuğa çarpma kararını destekliyorlar. Ertesi gün gazetelerde manşet:"Facia! Tren kazası, 401 ölü" Temel'i mahkemeye çıkarıyorlar, hakim soruyor."Anlat bakalım nasıl oldu?" Temel cevaplıyor; "Her şey çocuğun raylardan çıkıp pazar yerine doğru koşmasıyla başladı hakim bey...
   | Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı | 11/11/2009 - ℓαz ναмριя:∂ Bir İngiliz bir Fransız bir de laz vampir havada uçuyorlarmış. Birden İngiliz vampir aşağıya dalmış ve bir dakika sonra ağzı burnu kan içinde çıkmış. Diğer vampirler "ne yaptın" diye sormuşlar o da "şu aşağıdaki evi görüyor musunuz?" demiş. Vampirler de "evet" demişler. "İşte o evde bir bakire genç kız vardı, kanı çok lezzetliydi" demiş ve uçmaya devam etmişler. Birden Fransız vampir de aşağıya dalmış ve o da kanlar içerisinde geri gelmiş. Diğerleri ona da "ne yaptın?" diye sormuşlar. O da "şu aşağıdaki evi görüyor musunuz?" diye yanıtlamış,"evet" demiş diğerleri "onun yanındaki ahırı da görüyor musunuz" diye devam etmiş. Yine "evet" demişler. Fransız Vampir devamla "işte orada çok güzel bir kısrak vardı onun kanını emdim çok lezzetliydi" demiş. Neyse vampirler uçmaya devam etmişler. Birden laz vampir de aşağıya dalmış ve ağzı burnu kan içinde geri dönmüş. Vampirler ona da sormuşlar "sen ne yaptın" diye. Laz Vampirde "şu aşağıdaki evi görüyor musunuz?", "evet" demiş diğerleri "peki yanındaki ahırı görüyor musunuz?" diye sürdürmüş laz, yine "evet" diye yanıtlamışlar, "peki onun yanındaki direği de görüyor musunuz? " diye yeniden sormuş, diğerleri yine "evet" demişler Laz iç çekerek" ha ben görmedim de!" demiş.
  | Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı | 11/11/2009 - яσв νє кяιѕ & Twilight serisinin iki yıldızı Kristen Stewart ve Robert Pattinson sonunda el ele görüntülendi.

Paris'te New Moon tanıtımını gerçekleştiren oyuncular dün akşam Paris'ten Londra'ya gitmek için havalalanına el ele geldi. Uçağın içine kadar el ele giden çift kendilerini görüntüleyen gazetecilere aldırmadılar. Sanırım Paris'in romantik havasına karşı koyamadılar;)

Neyse ben yine de onları böyle görmekten mutlu oldum. Aşk güzel şey,saklamamalı,saklanmamalı;) | Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı | |